Slayt


Fatih Murat Arsal Kara Gönül Çelen ZORAKİ KOCA ŞAHANE GELİN & FATİH MURAT ARSAL Harlequin Kasım Ayı Kitapları Karanlığın Efendileri Fatih Murat Arsal BENİ BIRAKMA
Kitap Yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2013 Çarşamba

ZORAKİ KOCA ŞAHANE GELİN - Fatih Murat Arsal


İşte Fatih Murat Arsal'ın en güzel hikayelerinden bir tanesi daha Kitap olarak parmaklarımızın arasında



Fatih Murat Arsal Rüzgarı son hız devam ediyor .
Yazarımız ALLAH nazarlardan saklasın en güzel hikayelerini bir bir kitap olarak bize sunuyor
Bu güzelliklerin bize ulaşmasına fırsat tanıyan Ephesus Yayınevi en büyük teşekkürü hak ediyor.
İyiki varsın Ephesus!



Esaslı bir Fatih Murat Arsal fanı olarak önceleri E-Kitap olarak okuduğum bu hazineleri 
Bir gün kitaplığımda görmenin hayalini kurdum hep ve benim gibi bir çok Fan'nın hayali buydu.
Şükürler olsun Hayallerimiz artık birbir gerçek oluyor.
Ve Sıradaki Kitabımız ŞAHANE GELİN

***

Gülay FMA kızları arasındaki en masum, En en en masum ruhlu karakterdi.
Bu masumluğu yer yer sinirlendirse de beni, "Yeter kızım biraz dişlerini göster ağzının payını ver şu adama "
Desem de içimden yinede kıyamadığım bir karakterdi :).
***
Osman ise tipik, boylu poslu yakışıklı FMA erkeği olmasının yanı sıra, 
Sıksık bilinçli olarak Esas Kızımızı kırmak için ağzını açıp ayarsız ayarsız konuşup sonra kendi iç sesi ile kendini azarlaması beni yeryer küplere bindirdi.

Konusu itibariyle FMA kitapları arasında kendine özgü olaylar örgüsü ile yine farkını ortaya koyan hikayelerden biri.






Kitap Adı : Şahane Gelin
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayınevi : Ephesus



FATİH MURAT ARSAL  Fan PageTıkla :)










18 Eylül 2013 Çarşamba

Yaz Aşkı - Erkan Akliman

Selam Kitap Dostları :)
Bu gün size YAZ AŞKI isimli bir E-Kitap dan bahsedicem.




Bir çok kitap kurdu dokunarak, kokusunu içine çekerek okumayı sever kitaplarını fakat
Kitap dünyasında bir çok özgün hikayeler yazan ve hiç bir yayın evinden henüz kitapları çıkmamış
bir çok Yetenekli yazar var -
ve E-Kitap okumayı bize işte onlar sevdiriyor :)
ve Bana da sevdirdiler.
Erkan Akliman - Yaz Aşkı.  Bu hikayeyi yine tesadüfen amatör hikaye arayışlarım esnasında
Yazarın kendi kişisel sayfasında buldum giriş bölümünü okudum ve merak uyandırdı hikayenin tamamını Bölüm bölüm üşenmedim ve Word dosyasına kaydedip PDF çevirdim ve okumaya başladım :)

Karakterlerin bol diyaloğunu içeren hikayeleri sevmişimdir hep ama bu hikayenin neredeyse tamamı karakterlerin diyaloğu ile akıp gidiyor  ve sizede bu garantiyi veriyorum %99 ( %1 yanılma payım olsun herzaman :d ) Benim gibi hikayenin başından sonuna kadar ağzınız kulaklarınızda hatta yeryer kahkaha atarak okuyacaksınız ... İnanın kitap okuma aşkımın patlak verdiği bu son 2 yılda 100 kadar kitap okudum kiminde tebessüm ettim kiminde kahkaha attım fakat hiç birinde bukadar gülmedim, eğlenmedim bu hikaye kadar beni güldürecek başka bir hikaye daha olacağınıda hiç sanmıyorum. 

Tabi yeryer duygulanacaksınız da belki birkaç damla göz yaşıda süzülecek gözlerinizden ..




Hikayemizin baş karakterleri Murat & Aylin :)... Aylin agresif ama bir o kadar da vicdanlı...
Muratla karşılaştığı ilk dakikaya kadar Lanet eder fakat  kaderin kurnaz ve muzip bir oyunu ile Muratla atıldığı maceradan geri dönüşü de olmaz ...

Herşey Bir Uçak Yolculuğu İle Başladı...

Yaz Aşkı : Bölüm 1
Vivaldi, günümüzde yaşamış olsaydı, Dört Mevsimi
bestelemesi mümkün olmayabilirdi. Küresel ısınmadan sebep mevsimler, mevsimsel
özelliklerini yitirdi. Eskiden, her şey mevsiminde üretilir ve tüketilirdi. Ama
günümüzde, hemen hemen her şey sera ortamında üretilip biz tüketicilere
sunulmakta. Peki lezzetli mi? Tabi ki hayır! Bu sene, malumunuz bahar mevsimini
yaşayamadık. Havaların soğuk olmasından dolayı, genç aşıklar kapalı mekanları,
sera mahsülleri gibi doldurdu. Açık mekanları tercih edenler de, hastalanıp,
salya sümük evlerinde yatmakta. Bunun içindir ki, aşk için en uygun mevsim yaz
mevsimdir(!). Aylardan Haziran…
Aylin: Ünlü bir markanın, satış temsilcisi olarak çalışmakta.
Ailesinden ayrı yaşıyor. Uzun zamandır hayatında hiç kimse yok. Hoş olsa da bu
uzun ömürlü bir ilişki olmuyor. Tüm hayatı planlı programlı… Onun kitabında
“Belki, olabilir, bakarız, belli olmaz, bir ara yaparız” gibi
yuvarlatılmış kelimeler topluğu yazılı değil. Herşey kati. Bu kelimeleri
kullanan şahsın da, katli vacip. Bu sebepten olsa gerek, en uzun ilişkisi bir
ay sürmüş ya da o kadar bile değil. Aylin, çalıştığı firmanın en gözde
personeli. Tüm toplantı ve seminerlerin bir numaralı adayı. Kısa bir zaman
diliminde de terfi beklemekte. Yine kronik eğitim seminerlerinden birine
katılmak için havalimanda. Dış hatlar terminalinin 113 numaralı kapısının hemen
yanı başındaki kafede kahvesini yudumlamakta… Ankara – Roma seferini yapacak
uçağın körüğe yanaşmasıyla diğer yolcular ile birlikte tek sıra halinde 113 nolu
kapıdan geçip, uçaktaki yerini aldı.
Aylin, 9A numaralı koltuğunda, kemerini bağlamış
vaziyette uçağın kalkmasını beklemekte.
5 dk… Halen beklemekte… 10 dk… Halen beklemekte!
15 dk… Aylin daha fazla dayanamaz o anda yanında geçmekte olan hostese seslenir:
Aylin: Afedersiniz! Daha ne kadar bekleyeceğiz?
Hostes: 9B numaralı koltuğun sahibini bekliyoruz.
Kendileri son kontrol noktasında bir problem yaşamış.10 dakika içinde havalanmış oluruz.
Aylin: Teşekkür ederim…
Murat: Özel bir üniversitenin Sanat Tarihi bölümünden mezun.
Keyfine fazlasıyla düşkün. Söz konusu zevkleri olunca gözü başka hiç bir şey görmez.
Zorluğa gelemeyişinden dolayı girdiği hiçbir işte tutunamamış.
Masa başı bir iş onun doğasına aykırı. Hiçbir zaman düzenin adamı olmamış.
Ne zaman nerede ne yapacağı asla belli değil. Hayattan somut manada hiçbir beklentisi yok.
Kendisini “Modern Evliya Çelebi” olarak adlandırmakta.
Ama yakın çevresi için, boş gezenin boş kalfası. Baba parası sayesinde, tüm dünyayı gezmekte…
Türkiye sınırları içersinde değil sevgilisi normal bir arkadaşı bile yok.Yurt dışındaysa, gündelik ilişkilerle
aşk hayatını(!) idame ettirmekte…
Hostes: Buyrun Efendim. Sizi hemen yerinize alalım, yeterince geciktik.
Murat: Arkadaşlar, hepinizden özür diliyorum.
Uçakta belli belirsiz bir homurdanma…
Murat: Merhaba!
Aylin: …!
Murat: Sizden de özür dilerim. Ama inanın benim hatam değildi.
Bagaj kontrolünde sorun çıkarttılar. Neymiş efendim, kutunun içinde ne varmış?
Ya bildiğimiz toprak işte. Yok adamlar laf anlamıyorlar.
Aylin: İnanın ben de dediklerinizden hiç bir şey anlamıyorum.Eğer müsaade ederseniz kitabımı okumak istiyorum.
Murat: Özür dilerim! Sustum.
Murat: O kitabı ben de okumuştum. Finalde, Mary ile Edward birlikte oluyorlar. Taa en başından beri aralarında gizli bir aşk varmış meğerse.
Aylin: Beyefendi, bravo! Alkışlıyorum! Ya kardeşim bela mısın?
Sorduk mu sana kitabı okudun mu okumadın mı diye? Önsöz dahil 223
sayfalık kitabı 47. sayfasında öldürdünüz. Lütfen muhattap olmayın benimle.
Murat: Çok afedersiniz. Bir an kitabı görünce heyecanlandım.
Özür dilerim. Size kendimi nasıl affettirebilirim? Lütfen bir şey söyleyin?
Aylin: Susmanız benim için yeterli.
Eğer, bu şekilde konuşmaya devam edecekseniz sizi şikayet edeceğim,
mümkünse koltuğunuzun değiştirilmesini talep edeceğim.
9C ve 9D boş beyefendi. Dip dibe oturmamıza gerek yok.
Murat: Olmaz! Ben kaderci adamım. Düşünsenize uçak düştü ve sadece ben kurtuldum.
Ya da ben öldüm. Kesinlikle olmaz!
Aylin: Çattık yaa! O zaman benimle konuşmayınız. Rica ediyorum!
Murat:Tamam, tamam. 20 dakika sonra servis başlar.
Hostes: Tekrar hoş geldiniz. Siparişinizi alabilir miyim?
Murat: Ben kahve istiyorum. Yanında da şu küçük kurabiyelerden.
Hostes: Hanımefendi siz ne alırdınız?
Aylin: Su. Sadece su istiyorum.
Murat: Kurabiyelerden yemelisiniz! Çok lezz..! Tamam, sustum.
*******************

Aylin: Beyefendi nasıl görünmüyor. 2 hafta öncesinden intertten rezervasyonumu yaptırmıştım.
Resepsiyonist: Çok özür dilerim. Sizin için yapabileceğim hiç bir şey yok.
Dilerseniz diğer otellere ait telefon numaralarını verebilirim.
Aylin, türkçe en okkalı küfürünü savururken,
Murat hemen ensesinde olup biteni sessizce izlemektedir.
Aylin: mınıza koyayım! Ben napacam şimdi? Off…
Murat: Merhaba!
Aylin, bir anda irkilir ve kocaman ağzını açarak arkasına döner. Muratı karşısında görünce şaşkınlığı dahada artar.
Aylin: Siz..! Yemin ediyorum polisi arayacağım.
Utanmadan beni takip mi ettiniz?
Murat: Merhaba, her zamanki odam hazır mı acaba?
Resepsiyon görevlisi, kırk yıllık dost edasıyla
Resepsiyonist: Murat Bey, uzun zamandır yoktunuz. Özlettiniz kendinizi. Evet, her zamanki odanız hazır. Buyurun, anahtarınız. Hanımefendi arkadaşınız mı?
Murat: Evet, arkadaşım. Gerçekten oda konusunda bir şeyler ayarlayamaz mısınız?
Resepsiyonist: Murat Bey, gerçekten hiç boş odamız yok.Sizinde bildiğiniz gibi kaldığınız oda iki kişilik. Sadece sizin odanızda boş yatak var.
Murat: Duydunuz adını dahi bilmediğim Asabi Hanım!
Aylin: Özür dilerim, şey sanmıştım… Ben ne yapacağım şimdi?
Murat: Eğer kabul ederseniz, aynı odayı paylaşabiliriz.
Aylin: Yok daha neler..!

*******************
Aylin: Ee şimdi ne olacak?
Murat: Senden bir iyilik yapmanı isteyeceğim. Eğer kabul etmezsen anlayışla karşılayacağım.
Aylin: Neymiş bu iyilik?
Murat: Önce şu sorularıma cevap ver. Sen kaç gün daha buralardasın?
Aylin: Bir hafta daha buralardayım. Üç gün seminer geri kalan dört gün de tatil
yapmayı düşünüyorum.
Murat: Ehliyetin var mı?
Aylin: Evet var.
Murat: Çok güzel. Üç gün sonra beni hastaneden çıkartmanı ve benimle Fransa’ya ardından İspanya’ya gelmeni istiyorum. Daha doğrusu şoförlüğümü sen yapacaksın.
Aylin yine o aynı alaycı bakışla…
Aylin: Ne? Sen çıldırmış olmalısın. Bacağın ve kolun kırık ve seninle Fransa’ya, İspanya’ya gelmemi istiyorsun. Kusura bakma ama sen kafayı cidden sıyırmışsın.
Murat: Sen sadece araba kullanacaksın. Çok değil 3 gün sürecek bu yolculuğumuz.
Aylin: Hayır.
Murat: Bana borçlusun.
************************

Ve çılgın 3 günlük macera işte böylece başlar ve ve başlarına gelenler ise en çılgın komdei filmlerinde rastlanacak tarzda olaylardır. ve bu zorunlu gezinin ardında yatan Muratın geçmişiyle alakalı sırlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlar ve Aylini karma karışık duyguların eşiğindedir artık.


Bu hikayede en sevdiğim detaylardan biri ise  hikaye satırları aralarına serpiştirilen Müzikler oldu
O anki atmosfere ve olayların akışına uygun okadar hoş şarkılar serpiştirmişki Erkan Akliman kendinizi iyice hikayenin içinde kaybolmuş buluyor hatta onların gezdiği şehirleri sanki siz gezmişsiniz gibi zihninize işliyor bu detaylar. Blüm aralarında denk geldiğiniz Fizyy Linklerini Mutlaka hemen açın ve hikayeyi okumaya devam ederken dinleyin. Şarkılardan en çok beğendiğim ise Patricia Kaas - If You Go Away  oldu, o anki duygu yüklü ortama okadar uygunduki gözlerim doldu.


Hikayeyi indirmek için Tıklayın :)


Erkan AkLiman kişisel sayfası : http://www.kafiyesiz.com/

Burada birkaç kısa hikaye tadında yazısı daha var göz atabilirsiniz. Malesef Yaz Aşkı hariç başka hikayesi yok. Umarız yeni hikayeler yazmaya karar verir :).


NOT: Hikayeyi kime tavsiye ettimse çok beğendi . Lütfen, okuyanlar yorumlarını belirtirse sevinirim :) ...
Hikayeyi Nasıl bulduğunuzu öğrenmek beni de memnun eder.


16 Eylül 2013 Pazartesi

Beni Bırakma - Fatih Murat Arsal


İşte Beklenen ( Benim de sabırsızlıkla beklediğim :) ) Fatih MA Kitabı.





E-Book olarak okuduğum ve benim için Fatih Murat Arsal'ın en özel kitaplarından biridir.

Benim için özel çünkü : Mavi gözlü serseri ama aslında yüce gönüllü Akı'nı tanıdım.
Benim için özel çünkü : 3 Muhteşem yaratık Tamer, Tahir ve Doğan ( Dodo ) ile  bu hikayede tanıştım.
Benim için özel çünkü : İlk defa bukadar kalabalık sayfaya sahip bir kitabı bir çırpıda okudum.. Demekki yazan kaliteli olunca, Yazan Fatih Murat Arsal olunca okunuyormuş hatta keşke daha fazla sayfası olsaydı deniyormuş :).


Ayrıca kitabın kapağınada özellikle değinmek istiyorum 
Tek kelimeyle
MUHTEŞEM OLMUŞ!



Bir kitap kapağı içeriğiyle ve hikayenin başlangıç bölümleriyle bukadar uyumlu ve güzel olur. 
Normalde karakteri vurgulayan kitap kapaklarını sevmem ama buna bayıldım :)
ilk 2 kitabın kapağı  güzeldi ve o halleriyle benimsemiştim zaten fakat daha sonra yeni baskılarda kapaklar değişti ilk çıkan kapaklar pek beğenilmedi ( Bende beğenmedim ) ... Fakat okuyucu istekleri ve yorumlarını da dikkate alarak o kadar harika bir iş çıkardılar ki tebrik ediyorum :)... Okuyucusuna değer veren ve beklentilerini önemseyen ve karşılayan bir Yazar ve Yayın evi... İnsan başka ne isteyebilir ki ?


Bu kitabın basılması, Özellikle basılan ilk 3 kitap için tamamlayıcı bir unsur oldu.
FMA fanları bilirler,  
Nefretten Sonra ile tanıdığımız Tamer'i, 
Seni Sevmek İstemedim ile Tanıdığımız Doğan'ı 
Yalnız Gözlerin İçin ile tanıdığımız Tahir'i   İlk olarak BENİ BIRAKMA hikayesinde tanıdık ve onlara hayran olduk... Nedenmi ? Kusursuz ve kaslı ideal vücutları, Yakışıklılıkları, Karizmaları, Hayatları pahasına ülkeleri için Türlü teklikeli görevlere gitmeleri, Cesaret ve Güçleri bir yana birbirlerine duyduyduk ları ölümüne dostluk ve bağlılık duygusu için  ve bu bağ altında Akın için seferber oldukları bu hikaye bizi bizden aldı.


Kitabın asıl konusuna gelirsek.
Kış mevsiminin insanın iliklerine işlediği soğuk ve kasvetli bir günde Hapishane çıkışında kesişti Tescilli dünya güzeli Gamze ile Gizemli kirli sakallı serseri görünümlü Akının Yolları... Berabe çıktıkları kısa bir yolculuk Kaderlerini birbirine farkettirmeden bağlamaya başladı ve artık herşeyle yüzleşme zamanıydı...
Doğru bilinen yanlışlar, Yıkılan tabular, Yapılan fedakarlıklar... Aşk, Sevgi, Dostluk, Bağlılık, Peşlerini bırakmayan geçmişin gölgeleri içinde aşkın mücadelesi.

Kitap anlatımlarını pek beceremiyorum ve ( E-Kitap olarak okumuş olanlar hariç ) ilk defa okuyacak okurlar için Spoiler vermekten korktuğum için zorlanarak yazıyorum içimden geçenleri :).

Sevgili Fatih Murat Arsal ile henüz tanışmayanlar , Romantik, Zorlu ve Kaderin cilveleriyle boğuşan Aşk hikayelerini seviyorsanız Şiddetle tavsiye ediyorum kesinlikle bu yazar ve kitaplarıyla tanışmalısınız :)


Kitap Adı : Beni Bırakma
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayın Evi : Ephesus
Sayfa : 720
Türü : Dram, Aşk.

Tanıtım :

İnsanlara güveni olmayan yalnız bir kadın… Geçmişi tehlikelerle dolu yakışıklı bir adam…

Güzelliği tescilli bir mankenin eski bir mahkûmla ne işi olur?
Kader sinsi yöntemlerle onları karşılaştırınca, beraberlikleri kaçınılmaz oldu.
Karakterleri farklı olsa da… Ayrılık kesin olsa da… Bir güç onları bir arada tutmaya kararlıydı!
Kalbi başkası için atan Gamze ihtiyaç duyduğu güven ve sevginin, mavi gözlü bir serseride olacağını nereden bilecekti?
Kalbindeki ve bedenindeki her zerrenin ona ait olduğunu anlayamadı.
Ta ki bu özel adamı kaybedeceği ana kadar… Ta ki genç adam onun hayatından çıkıp gidinceye kadar…
Ve arkasından bağıramadı bile! Keşke ona seslenebilseydi! Ve keşke ona diyebilseydi… “BENİ BIRAKMA!”



Darısı yazarımızın diğer E-Kitaplarının başına diyorum...
Özellikle ilk gözağrım olan ANLAŞMA ve yine yazarın en güzel hikayelerinden biri olan Zoraki Koca 1 kitabı :) Umarım yakın zamanda onlarıda Raflarda görürüz diyorum 
AMİNNNNNN diyorum .


Yazarın Facebook Fan Sayfası'nı Buradan takip edebilir yeni kitabıyla ilgili bilgilerden haberdar olabilirsiniz.

Yazarın henüz Kitap baskısı yapılmamış olan hikayelerinin bazılarını 
E-Kitap olarak Bu Link'den indirebilirsiniz.





30 Ağustos 2013 Cuma

Ruhun Ateşi - Rita Hunter ( Ateş Serisi-2 )




Merhaba :)  Ateş serisinin ikinci kitabı Ruhun Ateşi yorumumla karşınızdayım .
Haa diyeceksiniz ki " Aşkın ateşini okudun, yorumladınmı ki ?" idare edin lütfen bildğiniz üzere blogum henüz çok çok yeni vakit ayırabildikce okuduğum kitapların yorumlarını ve küçük alıntılar paylaşıcam sizinle .
Hem çalışıp hem kitap okumaya vakit ayırmak hem yazmak gerçekden zor iş ve bunu fazlasıyla verimli bir şekilde yapanlar var HELAL olsun diyorum o arkadaşlara MAŞALLAH diyor ve fazla laf kalabalığı yapmadan yorumuma geçiyorum .

Hiç şüphesiz beklediğim gibi muhteşem bir kitaptı Çalıştığım için sadece akşamları okuyarak 3 gün gibi bir zamanda bitirdim yoksa 1 günde yalayıp yutardım :).... İlk Kitap Aşkın Ateşi'n de tanıdığımız soğuk ve kayıtsız adam Brendan kendine yakışır şekilde kendi hikayesinde de aynı soğukluğunu ve gıcıklığını devam ettirip beni küplere bindirdi itiraf ediyorum Fakat bu adam sevgisini kendi anlayamadı ki birde göstermeyi becersin :)) Sevgili Sophie ♥  sana hayran kaldım. Katıksız bir çirkef olan kuzeni Liliana dan intikam almayı planlarken yanlış ağaca tosladın ve kendini Buz gibi soğuk Brendan'na aşık ve onunla evli buldun ama dertlerin bittimi ? Hayır zavallım :)... Bu kitap da İsabel ve kızı Kate yi de sıksık görmek acaip eğlenceliydi bu anne kıza bayılıyorum :)) ve Maddy  Hele sen beni şoke ettin :D sen neymişsin be canım... Kesinlikle okunması gereken bir seri .

Birazcık Spoiler içerebilir  ama birazcık :)

Kitabın son kısımlarını ağzım kulaklarıma yapışmış bir şekilde okurken birden kendimi küçük bir gerilim romanının içinde buldum yemin ederim tüylerim diken diken oldu...Şu Kamelya kokulu kadını merak etmeye başladım yani o derece.... İşte bunu beklemiyordum ! acaba gerçek bir gerilim romanı okuduğumda bukadar gerilirmiyim merak ediyorum :))...


Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti… 

Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie’nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Liliana’ydı. 
Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil, ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı çünkü o, babasına Liliana’ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti. 
Ne var ki sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie’nin aklındaki tek şey, kuzeninin meydan okuyuşuydu. 
“Âşık olacağım o erkeği bulduğumda sen de onu baştan çıkarmayı dene… Tabi eğer becerebilirsen…” demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu…

Leighton Kontu Brendan Blackmore… Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soylu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore’u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü. 
Sophie’ye göre Brendan’a dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie ciddi anlamda yanmak istiyordu.

 İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan yola soktuğunda Sophie ya pes edecek, ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti...



" Anne bunun poposundan bir şey çıktı."
Isabel yüzünü buruşturup kızının gösterdiği şeye bakarken acı çekiyormuş gibi, "Kate sana daha kaç kez böcekleri patlatmamanı söylemem gerekiyor. Onlarında yaşamaya ve güzel kızlara aşık olmaya hakkı olduğunu söylediğimde beni anladığını sanıyordum," dedi.
"Ama anne o kendi patladı."
"Böcekler kendi kendine patlamazlar. Yalancılar hakkında babanla ne düşündüğümüzü biliyorsun. Ayrıca elini sakın böceklere sürme ve yerde bulduğun hiçbirşeyi ağzına sokma."
"Ama Mimi onları yiyor," dedi Kate hemen eteğinin dibinde duran çirkin kaplubağanın başını parmağıyla iki kez dürterek.
"Tanrı aşkına, Mimi mümkün olsa hepimizi yerdi."







Okuduğum diğer kitapları Tatlı Tuzak ve Aşkın Ateşi ile ilgili yorumlarımda en kısa zamanda gelecek :) vee Yağmurla Gelen hikayesini de unutmamak lazım. Henüz kitap baskısı yapılmamış olan ve basılmasını umduğum bir hikaye, onu da paylaşıcam sizlerle.
Henüz okumayan varsa veya gözüne takıldığı halde okuyup okumamak hakkında kararsız olan varsa bir an önce alsın ve okusun çok şey kaçırıyorsunuz... :)





Rita Hunter Facebook Page : Tıkla :) ve Beğen











29 Ağustos 2013 Perşembe

G.A. Aiken - Ejderin Arzusu ( Dragon Kin Series #2 )

Okundu Ve Çok Çok Sevildi :) ... Kibri ve aşırı özgüveni ile Dağları devirir Brick Ateş savurmasına gerek yok ... Harika ve sürükleyici ve ilk kitap kadar eğlenceliydi.3 cü kitap için şimdiden gün sayıyorum Ah Gwenveal :) Çok ama çok sert kayaya çarptı... Akıbeti için merak dan kuduruyorum şu an. Ve Mavi Eibhear :) Ne sevilesi ne tatlı bir ejderdi o öyle Onun da ortalığı kasıp kavurduğu günleri görmek istiyorum. Buradan yayınevinede sesleniyorum LÜTFEN bizi çok bekletmeyin :)



Kitap Adı : Ejderin Arzusu ( Ejderha Serisi #2)
Yazar : G. A Aiken
Orjinal Adı : About a Dragon (Dragon Kin, #2)
Yayın Evi : Ephesus
Sayfa : 439
Türü: Fantastik, Aşk


Nolwenn cadısı Talaith için hayat hiçbir zaman kolay olmamıştı.
Bir tanrıça tarafından köleliğe zorlanmış, kocası tarafından hor görülmüştü.
Ve yaşadığı köydeki herkes kendisinden korkuyordu.
Tam hayatının daha kötü gidemeyeceğini düşündüğü sırada,
onu öldürmeye niyetli kızgın bir kalabalık tarafından, yatağından sürüklenerek çıkartılmıştı.
Kimsenin hesaba katmadığı şey ise, gümüş yeleli bir ejderhanın onu kurtarmaya karar vermesiydi.

Kudretli Briec, gözleri Talaith’e değdiği anda kadının onun olacağını biliyordu. Ama Talaith’in sivri dilini hesaba katmamıştı.
Niçin onun da kendisini istediği halde bunu bir türlü kabul etmediğini anlayamıyordu. Kim Briec’i istemezdi ki? O, Kudretli Briec’ti. Dişiler, geceyi kollarında geçirmek için kavga ederlerdi.
Ama ona Lort Kibirli diye hitap etmekte inat eden bu ufak tefek kadın basit dünyasını altüst etmişti. Briec dikkatli hareket etmezse insan dişisi hakkında bilmediği sırlar tüm ırkına felaket getirebilirdi...

“Seksi ve fazlasıyla espirili" - Romantic Times

"Aiken'dan mükemmel bir kitap daha." - RT Book Reviews

"Ateşli mi ateşli bir seri." Library Journal SİTE:www.kitapyur


Alıntılar:

 “Sen, ejderha, dünyadaki en…”
 “Tanımış olduğun en harikulade varlığım.” Bu bir soru cümlesi değildi. Bir beyanattı.
 “Dünyadaki en kibirli o. çocuğu diyecektim.”

***

"Bundan daha iyisini hak ediyorsun.Beni hak ediyorsun.Bu yüzden benimle gel." Genç kadının yüzünde yavaşça belirmekte olan gülümsemenin yerini koca bir sırıtış aldığında Briec zayıf insan dizlerinin onu taşıyamayacağını düşündü.Daha önce hiç bu kadar güzel bir şey görmemişti. "Vay be.Şu aşırı büyük bedeninde epey kibir barındırıyorsun.Söyesene, kafan kapılardan nasıl sığıyor?" 

G.A. Aiken - Ejderin Aşkı ( Dragon Kin Series #1 )

Okuduğum ilk Ejderha temalı kitapdı :) 
İnsana dönüşebilen inanılmaz etkileyici ejderhalar gerçekten heyecan vericiydi :)hiç beklemediğim kadar eğlendim ve sevdim kitabı. Beni tek şaşırtan ise 1 kitapda 2 hikaye olmasıydı keşke 2 ayrı kitap olarak ve sayfa saysı biraz daha fazla olarak basılsaydı ama yinede yazarın kalemi bu eksikliği hissettirmedi.
Devam kitaplarını merakla bekliyorum♥

Konusu ve anlatımı oldukca akıcı karakterlere ise bayıldım :) Tam bir amazon kadını olan Kanlı Annwyl ile Acımasız Ejderha Feargus'un yolları çok kritik bir noktada birleşir. Hayat ile ölüm arasında bu çizgi onları çok farklı bir beraberliğe iter, Mizah, Tutku, Romantizm ve biraz Şiddet :)... Çok eğleneceksiniz.




Kitap Adı : Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi-1 )
Orjinal Adı : Dragon Actually ( Dragon Kin #1 )
Yazar : G.A. Aiken
Yayın Evi : Ephesus
Sayfa : 391
Türü: Fantastik, Aşk



İnsana dönüşebilen ejderhaların tutkulu aşk oyunlarıyla alev alacaksınız.
Kalbi bir ejderhaya, şehvetiyse kibirli bir şövalyeye aitti.
Bir gün bunların bir araya gelebileceğini kim hayal edebilirdi ki?
Despot ağabeyini öldürmenin peşindeki Kanlı Annwyl, kaderin onu sürüklediği olayların ortasında aşkı ve tutkuyu keşfediyor.
Kanlı Annwyl gibi bir lakaba sahip olmak, kadın bir savaşçı için de olsa, hiç kolay değildir. Erkekler ya korkuyla titrer ya da saygıyla selam verir. 
Ama arada sırada bir erkekle, Yok edici Feraghus’la konuşabildiği gibi konuşabilmeyi arzulamaktadır.

Fakat ne yazık ki Fearghus bir ejderhadır. Büyük, pullu ve ölümcül.
Fearghus’un onu savaş için eğitmek üzere ayarladığı sert, küstah şövalyeye karşı uyanan duygularından çok farklı bir şekilde, Annwyl onunla kendini güvende hisseder. Günlerini onu vahşi, kuvvetli bir arzuyla dolduran adamla dövüşerek, gecelerini ise bir köyü sadece nefesiyle yıkabilecek sihirli bir varlıkla geçirerek harcayan Annwyl, hayatın daha da garipleşemeyeceğinden emindir.Ama yanılıyordur...



28 Ağustos 2013 Çarşamba

Fısıltı ( Hush Hush Serisi -1 )



Kitap okumaya başlamamın dönüm noktası :)... Okuduğum ilk Fantastik roman ve seridir kendisi.
D&R da arkadaşım için Tarot kartları ararken, cildi dikkatimi çektiği için arka kapağını okudum ve bir merak aldı gitti beni :) Düşmüş Melekler! Gelde merak etme. Eve döner dönmez ilk işim araştırmak ve yorumlara bakmak oldu, 1 ci kitabı sipariş ettim gelir gelmez de okumaya başladım ve işte o an herşey değişti ♥ 
Kitabı elimden bırakamadım ve biter bitmez Çığlık ve Sesizlik kitaplarını beraber sipariş ettim. 
Kesinlikle okunması gereken bir seri. Şiddetle tavsiye ediyorum.



“Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum… biri hariç. Yeni öğrenci… Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu…

Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu.”
* * *
Nora Grey babasının kaybından sonra insanlara güven sorunu duymaya başlayan, arkadaşı Vee’nin aksine erkeklerle ilgilenmeyip iyi bir üniversite hedefi olan bir kızdır. 
Bir gün biyoloji öğretmenleri herkesin partner değiştirmesi gerektiğini düşünür ve Nora’yı okula yeni transfer olmuş olan ve hiç kimseyle doğru dürüst konuşmayan Patch’le partner yapar.
 Patch, Nora’nın şimdiye kadar gördüğü en garip insandır ve bu onu korkutuyordur.
Zamanla ortaya çıkan ilginç ve tehlikeli gerçekler ile Nora kendini inanılmaz olayların ortasına çekilirken bulur ve tabi Patch'ede . 


Ah Patch :) Bu  asi ve kuralsız düşmüş meleğe kapılmamak elde değil...


Patch: Sana geçen yıl okula gitmediğimi söylüyorum.
Nora: Okul kaçağı mıydın?
Patch: Bir sır ister misin? Ben daha önce hiç okula gitmemiştim. Bir sır daha. Sandığım kadar sıkıcı değilmiş. Yalan söylediğimi sanıyorsun.
Nora: Daha önce okula gitmedin? Hiç? Bu doğruysa -ve haklısın, doğru olduğuna inanmıyorum- seni bu sene gelmeye ikna eden ne oldu ?
Patch: Sen.
Nora: Bu gerçek bir cevap değil.
Patch: Gözlerin, Nora. O soğuk, soluk gri gözlerin şaşırtıcı derecede dayanılmaz. Ve o öldürücü dolgun dudaklar...











27 Ağustos 2013 Salı

Anlaşma - Fatih Murat Arsal

Yerli Aşk romanlarına asla sıcak bakmazken tesadüfen rastladığım ve birden bir fırtınaya kapılıp kendimi Yazarın bütün kitaplarını indirmiş ve yalamış yutmuş bir vaziyette bulduğum İlk Göz Ağrım
ANLAŞMA


Merveyi çok seveceksiniz :) masumiyeti, temiz kalpliliği ile sizi kendine çekicek
Ve Yavuz! Ah sesseri züppe :) Ava giderken avlanan yakışıklı karizmatik adam.
Okurken sizi hem eğlendiren hem romantizmin ve yavaş yavaş bacayı saran aşk alevlerinin arasında bulacaksınız kendinizi :) ♥


Özet:
Fırtınalı bir günde, çalıştığı kafede, fırtınadan daha dehşetli bir teklif aldı Merve... Annesinin boğucu baskılarından artık bunalan bir müşteri eline telefonu tutuşturmuştu.

“Telefonda şimdi annem var! Onunla konuşmanı istiyorum. Ne sorarsa ‘Evet’ de… Tamam mı? Nazik ol! Söz veriyorum, iyiliğinin karşılığını alacaksın!” dedi genç adam sakince.

Genç kız, bu asık suratlı adamdan telefonu alıp da annesinin...

"Oğlumun dediği doğru mu? Onu sormak istemiştim…?” dediğini duyduğunda ne dediğini önce anlamadı.

Ama onun her soruya ‘Evet’ demesini istediğini kesinlikle hatırladı.

“Evet, doğru…!” dedi sakince. Sorun değildi. Evet demek o kadar da zor olmazdı. Karşı tarafta gerçek bir sessizlik olmuştu. Bunun üzerine tam telefonu adama geri verecekti ki, telefondaki kadın yine konuştu.

“Yani… gerçekten evleneceksiniz… Öyle mi?”

***********************************************
Hiç bir erkek ona dayanamazdı! Hele aynı evde, aynı yataktaysa...
Hiç bir kadın ona dayanamazdı... Hele sürprizlerle dolu karısından artık delice hoşlanmaya başlamışsa...






Yazarın Diğer Kitapları İle ilgili Bilgiye Buradan Ulaşabilirsiniz.

Yazarın Facebook Fan Sayfası'nı Buradan takip edebilir yeni kitabıyla ilgili bilgilerden haberdar olabilirsiniz.

Yazarın henüz Kitap baskısı yapılmamış olan hikayelerinin bazılarını 
E-Kitap olarak Bu Link'den indirebilirsiniz.






17 Ağustos 2013 Cumartesi

Kara Gönül Çelen (Royal House Of Shadows, #1)


Karanlığın Efendileri ; serisi ile gönlüme taht kuran yazarı Harlequin de görmek büyük süpriz oldu ve büyük heyecan yarattı bende. Zaten En Karanlık Gece kitabından sonra bu kitapda harikalar yaratacağına şüphem yoktu ve sabırsızlıkla çıkmasını beklemeye başladım veee yanılmamışım :)... Harika hikayeyi soluksuz okudum .

Aksiyon, Adrenalin ve Tutkunun dibine vurmuş yazar ve sahiplik duygusunu, aşkı, fedakarlığı çok güzel işlemiş ♥ Yeryüzünün en güçlü  ve vahşi Vampiri aynı zamanda tutkulu ve mükemmel bir aşık :)  Ona siz de aşık olacaksınız.

Serinin devam kitaplarını da sabırsızlıkla bekliyorum eminim hepsi birbirinden harika olacak fakat yine de keşkeeee bütün kitapları Gena Showalter yazsaydı daha mutlu olurdum :)


Kitap Adı: Kara Gönül Çelen (Royal House of Shadows #1)

Yazar: Gena Showalter
Orijinal Adı: Lord of the Vampires
Çeviri: Alperen Çelik
Yayınevi: Harlequin
 Sayfa Sayısı:  224
Basım: 2013

Konusu: Bir zamanlar barış içindeki Elden Krallığı, Kan Büyücüsü tarafından saldırıya uğrar. Kral ve Kraliçe hunharca öldürülürler. Tahtın varisi olan vampir Nicolai, çocukların en büyüğüdür ve kaderin bir cilvesi olarak kendini köle pazarında bulur. Delfina'nın kötü kalpli prensesi,
Kara Gönülçelen olarak anılan Nicolai'ı satın alır ve onun hafızasını siler. Ancak Nicolai'ın içindeki intikam ateşi bir türlü dinmek bilmez. Jane Parker, rüyalarında gördüğü şu vampirin etkisinden bir türlü kurtulmayı başaramaz. Vampir, onu kendi dünyasına davet edip duruyordur.
Jane bir gün gözlerini hiç bilmediği bir gerçeklikte açar.


31 Temmuz 2013 Çarşamba

Da Vinci Şifresi - Kitap Yorumu

                                      Şimdi bana kaybolan kitapsız yıllarımı verseler?

Kitap okumanın güzelliğini ve mucizesini çok geç keşfettim maalesef :(
Hep bu insanlar nasıl okuyor bu koca koca yüzlerce sayfalık kitapları diye hayret ederdim... Resim bile yok içinde ?. Ve tam bir TV manyağıydım.

Bir gün sıkıntısı ile arkadaşımında tavsiyesi ile okuyacak kitap araştırmaya başladım ve o dönemde-
Dan Brown - Da Vinci Şifresi çok konuşulan bir kitap dı... Kitap satan popüler web sayfalarında yorumlarında olduk ca yoğun olmasıyla karar verip aldım. Pişman mıyım ? Asla :)